Kök
Hikayem

Kök
Hikayem

'' KIRSALLARIM ''

— FOTOĞRAFLARIMIN YOLU —

— FOTOĞRAFLARIMIN YOLU —



İnsanların hayali yüksek sesle kurduğu cümlelerde değil farkında olmadan yaptığı tekrarlarda saklıdır. Kendi yoluna devam edip, hayatın içinde akıp giderken yaptığı seçimlerde görünür olur. Yıllar sonra geriye dönüp bakınca bunu net biçimde görmem mümkün oluyor.


Benim için bu keşif 20’li yaşlarımda Avrupa ile başlayan yolculuklarımın fotoğraflarında gizliydi. Hayatımda birer dönüm noktası gibi hissettiren yolculuklarımın başlangıcıydı. O zamanlar çektiğim kareler genç bir turistin gözünden basit anılar gibi görünseler de aslında çok daha fazlasını anlatıyorlardı;


Kırsal manzaralar, tarlalar, küçük çiftlikler, taş patikalar, bir yolun kıvrımı, bir evin önünde kendi halinde büyüyen bir bahçe…


Hepsi bir araya gelince tek bir fotoğraf çıkıyordu; içimde hep var olan bir hayal!


 

İnsanların hayali yüksek sesle kurduğu cümlelerde değil farkında olmadan yaptığı tekrarlarda saklıdır. Kendi yoluna devam ederken, hayat akıp giderken yaptığı seçimlerde görünür olur. Yıllar sonra geriye dönüp bakınca bunu net biçimde görmem mümkün oluyor.


Benim için bu keşif 20’li yaşlarımda Avrupa ile başlayan yolculuklarımın fotoğraflarında gizliydi. Hayatımda birer dönüm noktası gibi hissettiren yolculukların başlangıcıydı. O zamanlar çektiğim kareler genç bir turistin gözünden basit anılar gibi görünseler de aslında çok daha fazlasını anlatıyorlardı;


Kırsal manzaralar, tarlalar, küçük çiftlikler, taş patikalar, bir yolun kıvrımı, bir evin önünde kendi halinde büyüyen bir bahçe…


Hepsi bir araya gelince tek bir fotoğraf çıkıyordu; içimde hep var olan bir hayal!


Fark ettim ki elim hep aynı görüntülere gitmiş, aynı tekrarın etrafında dönüp durmuşum. O zamanlar sadece bir fotoğraf sanmıştım. Oysa yıllar sonra kuracağım hayalin ön izlemesini kaydetmişim.


Kırsal bir yaşamın izleri, pastoral bir hayat tarzı, taş evler, yollar, ekip biçilecek toprak ve doğayla yan yana ; taş evlerin, bahçelerin, mevsimlerin ve hatta yavaşlayan yolların içinden geçen bütün bir hayat.


Henüz dile dökülmeyen ama içimde taşıdığım öz, yıllarca objektifimden sızıp karelerime yerleşmiş.


Bunu fark etmek inanılmaz hoşuma gitti. Sanki yıllar önceki ben bugünkü ben için küçük ipuçları bırakmıştı.


“Buraya bak.”
“Bunu unutma.”
“Belki bir gün senin hayatın olur.”


O zamanlar bilinçli değildim ama içimdeki öz beni hep aynı yöne çevirmiş.


*



İnsanların hayali yüksek sesle kurduğu cümlelerde değil farkında olmadan yaptığı tekrarlarda saklıdır. Kendi yoluna devam edip, hayatın içinde akıp giderken yaptığı seçimlerde görünür olur. Yıllar sonra geriye dönüp bakınca bunu net biçimde görmem mümkün oluyor.


Benim için bu keşif 20’li yaşlarımda Avrupa ile başlayan yolculuklarımın fotoğraflarında gizliydi. Hayatımda birer dönüm noktası gibi hissettiren yolculuklarımın başlangıcıydı. O zamanlar çektiğim kareler genç bir turistin gözünden basit anılar gibi görünseler de aslında çok daha fazlasını anlatıyorlardı;


Kırsal manzaralar, tarlalar, küçük çiftlikler, taş patikalar, bir yolun kıvrımı, bir evin önünde kendi halinde büyüyen bir bahçe…


Hepsi bir araya gelince tek bir fotoğraf çıkıyordu; içimde hep var olan bir hayal!


 

Fark ettim ki elim hep aynı görüntülere gitmiş, aynı tekrarın etrafında dönüp durmuşum. O zamanlar sadece bir fotoğraf sanmıştım. Oysa yıllar sonra kuracağım hayalin ön izlemesini kaydetmişim.


Kırsal bir yaşamın izleri, pastoral bir hayat tarzı, taş evler, yollar, ekip biçilecek toprak ve doğayla yan yana ; taş evlerin, bahçelerin, mevsimlerin ve hatta yavaşlayan yolların içinden geçen bütün bir hayat.


Henüz dile dökülmeyen ama içimde taşıdığım öz, yıllarca objektifimden sızıp karelerime yerleşmiş.


Bunu fark etmek inanılmaz hoşuma gitti. Sanki yıllar önceki ben bugünkü ben için küçük ipuçları bırakmıştı.


“Buraya bak.”
“Bunu unutma.”
“Belki bir gün senin hayatın olur.”


O zamanlar bilinçli değildim ama içimdeki öz beni hep aynı yöne çevirmiş.

Fark ettim ki elim hep aynı görüntülere gitmiş, aynı tekrarın etrafında dönüp durmuşum. O zamanlar sadece bir fotoğraf sanmıştım. Oysa yıllar sonra kuracağım hayalin ön izlemesini kaydetmişim.


Kırsal bir yaşamın izleri, pastoral bir hayat tarzı, taş evler, yollar, ekip biçilecek toprak ve doğayla yan yana ; taş evlerin, bahçelerin, mevsimlerin ve hatta yavaşlayan yolların içinden geçen bütün bir hayat.


Henüz dile dökülmeyen ama içimde taşıdığım öz, yıllarca objektifimden sızıp karelerime yerleşmiş.


Bunu fark etmek inanılmaz hoşuma gitti. Sanki yıllar önceki ben bugünkü ben için küçük ipuçları bırakmıştı.


“Buraya bak.”
“Bunu unutma.”
“Belki bir gün senin hayatın olur.”


O zamanlar bilinçli değildim ama içimdeki öz beni hep aynı yöne çevirmiş.



Fotoğraflar hafızanın sessiz tanıklarıdır derler ama belki de bundan daha fazlası…

Fotoğraflar aslında bizim gizli pusulamız gibi. Geçmişi sakladıkları kadar geleceği de taşırlar.


Benim için bu kareler yıllar sonra bile eskimeyecek bir arzunun kanıtıydı; kırsalda yaşam isteği!


Belki de bu yüzden hayallerimizi anlamak için geleceğe değil geçmişteki izlerimize bakmak gerekir. Çünkü insan en çok neye bakıyorsa aslında yönü orasıdır. Yıllar önceki bu kareler bugün baktığımda kendi hayat pusulam gibi görünüyor.


Hayal dediğimiz şey bazen yıllar boyunca sessizce bizimle yürür. Ta ki biz hazır olana kadar kendini saklar. Sonra görürsün ki zaten hep oradaymış.


Belki de hayallerimizin zamansız güzelliğinin nedeni budur!


Onlar eskimiyor.


Biz sonunda onları tanıyacak hale geliyoruz.

 


Fotoğraflar hafızanın sessiz tanıklarıdır derler ama belki de bundan daha fazlası…

Fotoğraflar aslında bizim gizli pusulamız gibi. Geçmişi sakladıkları kadar geleceği de taşırlar.


Benim için bu kareler yıllar sonra bile eskimeyecek bir arzunun kanıtıydı; kırsalda yaşam isteği!


Belki de bu yüzden hayallerimizi anlamak için geleceğe değil geçmişteki izlerimize bakmak gerekir. Çünkü insan en çok neye bakıyorsa aslında yönü orasıdır. Yıllar önceki bu kareler bugün baktığımda kendi hayat pusulam gibi görünüyor.


Hayal dediğimiz şey bazen yıllar boyunca sessizce bizimle yürür. Ta ki biz hazır olana kadar kendini saklar. Sonra görürsün ki zaten hep oradaymış.


Belki de hayallerimizin zamansız güzelliğinin nedeni budur!


Onlar eskimiyor.


Biz sonunda onları tanıyacak hale geliyoruz.

 

'' Hayatın kendisi zaten kırsal bir fantezi değil midir ? ''

'' Hayatın kendisi zaten kırsal bir fantezi değil midir ? ''

New template available